İlginizi Çekebilir!
  1. Ana Sayfa
  2. Dizi yorumları
  3. Public Morals İlk Bölüm İncelemesi

Public Morals İlk Bölüm İncelemesi

Public Morals İlk Bölüm İncelemesi

TNT’nin merakla beklenen dizisi Public Morals geçtiğimiz günlerde ilk bölümüyle yayına başladı.Dizinin yönetmenlik koltuğunda, senaryosunda ve başrolünde Edward Burns’u görüyoruz. Dizinin oyuncu kadrosunda ayrıca Austin Stowell (Secret Life of The American Teenager), Michael Rapaport (Prison Break), Elizabeth Masucci, Lyndon Smith (Parenthood), Patrick Murney, Ruben Santiago-Hudson (Castle), Katrina Bowden (30 Rock) ve Donal Logue (Gotham, ER) rol alıyor. Public Morals drama ve suç kategorisinde yer alan bir dizi olacak.

Public-Morals-cast

TNT’de daha önce yayınlanan ama istediği başarıyı yakalayamayan 2013 yapımı Mob City’den sonra, Public Morals’ın da akıbeti hakkında iyimser olmayanlar vardı. Ama ilk bölümüyle şunu söyleyebilirim ki Public Morals iyi bir görüntü verdi ve seyircilerden geçer not aldı.

960
Dizinin 1960’larda geçmesiyle birlikte Mad Men ile bir kıyaslanma başlatılmıştı. Ancak bu durum söz konusu bile olmadı ilk bölümle birlikte. Mad Men, Madison Bulvarı’ndaki olayları anlatırken, Public Morals Hell’s Kitchen’da yaşayan İrlanda asıllı Amerikan polisler ile çeteler arasındaki ilişkiyi konu ediyor. New York Ahlak Masası’nın görevi alkol,kumar ve fuhuşla çatışmak yerine onları kontrol altında tutabilmek.

Edward Burns’in hayat verdiği Terry Muldoon karakteri ilk bölümde en dikkat çekici olandı. Burns’ün bu performansının arkasında, babasının da eski bir İrlanda asıllı Amerikalı bir polisi olmasının katkısı büyük. Dizinin açılışında ilk tanık olduğumuz sahne Muldoon ve ortağı Charlie Bullman’ın bir fahişeyi göz altına alması. Bu sahnede bize verilmeye çalışılan mesaj da şu: bu iki adam her ne kadar çetelere yakında olsa özlerinde iyi birer insanlar ve sorun çıkarmak istemeden gül gibi geçinip gitmek istiyorlar. Zaten bunu Muldoon’un çaylak polis Jimmy Shea’yla konuştuğu sahnede apaçık görüyoruz. Muldoon, Shea’ya görevlerini sokakları bu pisliklerden korumak değil onları kapalı kapılar arkasında kontrol etmek ve usulca yönetmek olarak anlatıyor. Rüşvet de bunu kolaylaştıran bir etken tabiki.

asd
Dizinin en keyif verici yanlarından bir tanesi de ne çok dramatik ve politik ne de çok boş muhabbetli. Kesinlikle Law and Order havasında değil yani. Dizi zaten daha çok Muldoon’un hayatı üzerine kurulu olacak belli ki. İlk bölümde verilen baba-oğul sahnelerini 10 bölüm boyunca göreceğiz bu da netleşti bence. Aile ilişkilerinin nasıl ilerlediğini baba-oğul temasıyla, Public Morals bizlere aktaracak.

baba

Public Morals, bizlere çete ve polis arasında bir savaşın olmayacağını, aralarındaki ilişkinin oldukça yumuşak olacağını gösterdi ilk bölümle. Çıkacak olayların genelde aile içinde yaşanan husumetler yüzünden olacağı apaçık belli oldu. Public Morals’ta herkes ne ekerse onu biçecek çok net.

Kısaca özetlemek gerekirse, artılarıyla eksileriyle Public Morals ilerleyen bölümler için umut vaat etti. Oyuncu kadrosu, dengeli yapısı, 1960’ların dekorları ve heyecan yaratan sahneleri ilk bölümün artıları. Ancak ilk bölümde çok fazla karakterin bir anda verilmesi, kimin kim olduğunun biraz geç anlaşılması ve yavaş ilerlemesi diziye eksi puanlar yazdırdı.

Bakalım ilerleyen bölümlerde neler olacak hep birlikte göreceğiz.

Yorumlar (0)